ÇOK ŞEHİR BİR SEVDA Pazar, 29 Ağustos 2010 Çok şehir bir sevda her sevda koskoca bir yalan, ihanet... benim her şehirde bir sevdam olmadı bir şehirde tutsak kaldı yüreğim... Devamını oku...
Bu Gün Salı, 24 Ağustos 2010 Telefon telleri kesilmiş, kanadı kurşunlanmış posta güvercinlerinin katarlar raydan çıkmış ve sansüre uğramış mektuplar... Devamını oku...
GECE ILE GÜNDÜZ Çarşamba, 18 Ağustos 2010 GECE VE GÜNDÜZ Bir bilge kisi cölde ögrencileriyle otururken demiski; Devamını oku...
GENÇLİK GELECEKTİR Salı, 17 Ağustos 2010 Sömürenlerin, soyguncuların ‘‘ akıllı’’ ‘‘ işini bilen’’ çalışıp emeğinin... Devamını oku...
sevgi üzerine Cumartesi, 14 Ağustos 2010 Uzakdoğu'da bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı anımsadım. Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu ve... Devamını oku...
SEVDALIYA Pazartesi, 09 Ağustos 2010 Sığındım gecenin karanlığına zaman belirsizlik takvim yaprakları düşmüyor artık bir biri ardına zaman durmuş durgun bir su... Devamını oku...
DOĞU BİLİM DERSANESİ Perşembe, 05 Ağustos 2010 SBS BAŞARIMIZ!!! SEVGİ KILÇIK: İMKB SÜLEYMAN DEMİREL FEN LİSESİ ELİF GÜL: ADANA... Devamını oku...
Ateş gaydım yüreğime bu gece, Pazar, 25 Temmuz 2010 Ataş gaydım yüreğime bu gece, Ağladım, ağladım, duyan olmadı… Sevdayı düşledim bilmem kaç hece, Sevdiğime bir... Devamını oku...
Nurhakta Devlet hastanesine 5 tane daha hekim alinacak
eylem tarafından yazıldı.
Cumartesi, 28 Ağustos 2010 18:23
2008 yılında temeli atılan ve 2010 yılı başında hizmet vermeye başlayan, Nurhak Entegre Devlet Hastanesi'nin doktor kadrosuna 1 aile hekimi ile 4 pratisyen hekim daha atanacak.
Yeni atamalar ile 11 doktor sayısına ulaşacak olan hastanede, günlük 170 hastaya poliklinik
hizmeti veriliyor.
3 bin 85 metrekarelik arsada, bin 480 metrekarelik temel üzerine inşa edilen Nurhak Entegre Devlet Hastanesi, 25 yatak kapasitesine sahip.
Ağustos ayının ilk 16 gününde 2 bin 819 hastaya baktıklarını ifade eden Nurhak Entegre Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet Karaer, günlük ortalama 170 hastanın hastanelerinden poliklinik hizmeti aldığını kaydetti.
Hastanelerinde şuanda 1 aile hekimi, 4 pratisyen hekim ve 1 diş tabibinin görev yaptığını ifade eden Dr. Mehmet Karaer, 19 Ağustos'ta yapılacak kura çekimi sonucunda hastanelerine, 1 aile hekimi ile 4 pratisyen hekimin daha atanacağını, bu sayede hekim sayısının 11'e ulaşacağını söyledi.
Nurhak'ın köy ve beldeleri ile birlikte yaklaşık 20 bin nüfusa sahip olduğunu anlatan Dr. Mehmet Karaer, günlük ortalama 170 poliklinik sayısının önemli bir rakam olduğunu dile getirdi.
Hastanelerinde şuanda 32 kalem tahlil yapılabildiğini, röntgen çekiminin ise önümüzdeki günlerde başlayacağını belirten Dr. Karaer, hastanelerinde aynı zamanda 2 adet ameliyathaneni de bulunduğunu söyledi.
Nurhak Entegre Devlet Hastanesi'nin tüm odalarında banyo ve tuvalet mevcut. Hastaların hemşireyi çağırabilmeleri için çağrı sistemi ve oksijen tüpü taşımamak için ise oksijen sistemi yer alıyor. Her doktor için bir poliklinik odasının bulunduğu hastane binası, yüksek yapısı ile ferah bir ortama sahip. Nurhak Entegre Devlet Hastanesi yaklaşık 6 milyon TL'ye mal oldu.
Telefon telleri kesilmiş,
kanadı kurşunlanmış posta güvercinlerinin
katarlar raydan çıkmış
ve sansüre uğramış mektuplar
ne bir haber var senden
ne de samyeliyle gelen kokun.
Sömürenlerin, soyguncuların ‘‘ akıllı’’ ‘‘ işini bilen’’ çalışıp emeğinin karşılığını alamayan ve günden güne zayıflıyanların işini bilmemiş olduğu ve toplumuzda egemenliğin ‘‘ çağdaş’’ olduğu dünyamızda toplumu değiştirme, dönüştürme görevi ağırlıklı olarak gençlere düşmektedir.
Uzakdoğu'da bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı anımsadım.
Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu
ve burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan
açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi.
Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya
inanılıyordu, kapıda tokmak ya da çan, zil türünden ses çıkaran bir
gereç yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki '' bilgelik arayıcısı''
kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları
başladı.
Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
İçerdeki bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolubir kapla
döndü ve kabı yabancıya uzattı. Bu '' yeni bir arayıcı kabul
edemeyecek kadar doluyuz'' demekti. Yabancı tağınağın bahçesine döndü, aldığı
bir gül yaprağını dolu kabın içindeki suyun üzerine bıraktı. Gül yaprağı
suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.İçerdeki budist saygıyla eğildi ve
kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman
yer vardır.
BU SEVGİYDİ VE SEVGİYE HERZAMAN YER BULUNURDU.
Nicedir hayatımızda sevgiye yer bulamadığımızı düşündüm. Bize sevgiyi anlatan
bir olayı haber yapamıyoruz. Bize sevgiyi anlatan bir kişiyi dinlemiyoruz. Bize
sevgiyi anlatan bir duyguyu görmüyoruz. Bize sevgiyi anlatan bir yazı yazmıyoruz,
böyle bir yazıyı okumuyoruz.
Bir Polanya filminde Nazi dönemi anlatılıyordu. Nazi komutanı güzel bir evi
komutanlık merkezi yapmıştı. Evin güzel sahibesi üst kata çıkmıştı ve az görünüyordu.
Komutan bu kadına aşık olduğunu anladı ve aralarında şöyle bir konuşma geçti :
-Madam, aşkımız beni zayıf düşürüyor.
-Hayır komutan, sevginiz sizi insan yapıyor.
İnsan ruhu da doğanın bir parçasıdır ve doğa gibi boşluk kabul etmez. İçinde sevgiyi
barındırmayan insan nefretle dolar ve insanlıktan uzaklaşır.
Nefret etmeden birine kötülük yapamassınız.
Nefret etmeden birini öldüremessiniz.
Nefreti içinde barındırmak istiyen insan önce kendisinden nefret etmek zorundadır.
İçinde nefreti yaşayan insan yüreğindeki sevgiyi kovmuştur. Artık onu bulması çok
zordur ve bunun ağır bedelini ödeyecektir.
SEVGİSİZLİK AĞIR BİR YÜKTÜR VE İNSAN BUNDAN KURTULMAK İÇİN ÇOK KÖTÜ ŞEYLER YAPAR.
Acımak sevgi değildir, üstünlüğün kabulüdür.
Hoşgörü sevgi değildir, istemediğine katlanmaktır.
Bağımsızlık sevgi değildir, gereksinmenin karşılanmasıdır.
Sevgi, değer vermesini bilmektir.
Sevgi, varolmaktan kıvanç duymaktır.
Sevgi, birlikte olmaktan sevinç duymaktır.
sevgi, eşitliğin duyumsanmasıdır.
Sevgi, bütün yapay ayrımların hayattan çıkarılmasıdır.
Sevgi, bilinçtir.
Sevgi, insan olmaktır.
Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine parayı koyduk.
Para için yaşıyoruz, para için eğitim görüyoruz, para için meslek ediniyoruz,
para için çalışıyoruz, para için birbirimizi çiğniyoruz, para için birbirimizi
aldatıyoruz, para için savaşıyoruz.
Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine üstün olmayı koyduk.
Üstün olmak için yaşıyoruz, üstün olmak için yarışıyoruz, üstün olmak için
kendimizden başkasının aşağı olmasına çalışıyoruz.
PARA, ÜSTÜN OLMAK VE NEFRET ETMEK HAYATIMIZI DOLDURUYOR.
Hayatımız da savaşlarla, dünyayı yağmalamakla, birbirimizi boğazlamakla
geçiyor. Sevginiz olmadıktan sonra daha çok paranız olsa, daha üstün olsanız,
daha çok toprağınız, eviniz, arabanız, malınız olsa ne olur?
SEVGİNİZ YOK VE HİÇ BİR ŞEYİNİZ YOK
BELKİ DE YENİDEN ÖĞRENMEMİZ GEREKEN BUDUR...