English French German Turkish

Resim
ÇOK ŞEHİR BİR SEVDA
Pazar, 29 Ağustos 2010
Çok şehir bir sevda her sevda koskoca bir yalan, ihanet... benim her şehirde bir sevdam olmadı bir şehirde tutsak kaldı yüreğim... Devamını oku...
Resim
Nurhakta Devlet hastanesine 5 tane daha hekim alinacak
Cumartesi, 28 Ağustos 2010
2008 yılında temeli atılan ve 2010 yılı başında hizmet vermeye başlayan, Nurhak Entegre Devlet Hastanesi'nin doktor kadrosuna 1 aile hekimi... Devamını oku...
Resim
Bu Gün
Salı, 24 Ağustos 2010
Telefon telleri kesilmiş, kanadı kurşunlanmış posta güvercinlerinin katarlar raydan çıkmış ve sansüre uğramış mektuplar... Devamını oku...
Resim
GECE ILE GÜNDÜZ
Çarşamba, 18 Ağustos 2010
GECE VE GÜNDÜZ Bir bilge kisi cölde ögrencileriyle otururken demiski;   Devamını oku...
Resim
GENÇLİK GELECEKTİR
Salı, 17 Ağustos 2010
Sömürenlerin, soyguncuların ‘‘ akıllı’’ ‘‘ işini bilen’’ çalışıp emeğinin... Devamını oku...
Resim
sevgi üzerine
Cumartesi, 14 Ağustos 2010
  Uzakdoğu'da bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı anımsadım. Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu ve... Devamını oku...
Resim
SEVDALIYA
Pazartesi, 09 Ağustos 2010
Sığındım gecenin karanlığına zaman belirsizlik takvim yaprakları düşmüyor artık bir biri ardına zaman durmuş durgun bir su... Devamını oku...
Resim
DOĞU BİLİM DERSANESİ
Perşembe, 05 Ağustos 2010
SBS BAŞARIMIZ!!!     SEVGİ KILÇIK: İMKB SÜLEYMAN DEMİREL FEN LİSESİ     ELİF GÜL: ADANA... Devamını oku...
Resim
Ateş gaydım yüreğime bu gece,
Pazar, 25 Temmuz 2010
Ataş gaydım yüreğime bu gece, Ağladım, ağladım, duyan olmadı… Sevdayı düşledim bilmem kaç hece, Sevdiğime bir... Devamını oku...
Resim
DSP Nurhak İlçe Teşkilatı istifa Etti
Pazar, 25 Temmuz 2010
Kahramanmaraş'ın Nurhak ilçesinde, DSP eski İlçe Başkanı Mehmet Höbere ile birlikte parti yönetiminde yer alan 24... Devamını oku...
ÇOK ŞEHİR BİR SEVDA PDF Yazdır e-Posta
Hüseyin GÜL tarafından yazıldı.   
Pazar, 29 Ağustos 2010 00:29

Çok şehir

bir sevda

her sevda koskoca bir yalan,

ihanet...

benim her şehirde bir sevdam olmadı

bir şehirde tutsak kaldı yüreğim

yeni şehirler yeni sevdalara gebe olsada.

 

 
Nurhakta Devlet hastanesine 5 tane daha hekim alinacak PDF Yazdır e-Posta
eylem tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 28 Ağustos 2010 18:23

alt

2008 yılında temeli atılan ve 2010 yılı başında hizmet vermeye başlayan, Nurhak Entegre Devlet Hastanesi'nin doktor kadrosuna 1 aile hekimi ile 4 pratisyen hekim daha atanacak.

Yeni atamalar ile 11 doktor sayısına ulaşacak olan hastanede, günlük 170 hastaya poliklinik

 

hizmeti veriliyor.

3 bin 85 metrekarelik arsada, bin 480 metrekarelik temel üzerine inşa edilen Nurhak Entegre Devlet Hastanesi, 25 yatak kapasitesine sahip.

Ağustos ayının ilk 16 gününde 2 bin 819 hastaya baktıklarını ifade eden Nurhak Entegre Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet Karaer, günlük ortalama 170 hastanın hastanelerinden poliklinik hizmeti aldığını kaydetti.

Hastanelerinde şuanda 1 aile hekimi, 4 pratisyen hekim ve 1 diş tabibinin görev yaptığını ifade eden Dr. Mehmet Karaer, 19 Ağustos'ta yapılacak kura çekimi sonucunda hastanelerine, 1 aile hekimi ile 4 pratisyen hekimin daha atanacağını, bu sayede hekim sayısının 11'e ulaşacağını söyledi.

Nurhak'ın köy ve beldeleri ile birlikte yaklaşık 20 bin nüfusa sahip olduğunu anlatan Dr. Mehmet Karaer, günlük ortalama 170 poliklinik sayısının önemli bir rakam olduğunu dile getirdi.

Hastanelerinde şuanda 32 kalem tahlil yapılabildiğini, röntgen çekiminin ise önümüzdeki günlerde başlayacağını belirten Dr. Karaer, hastanelerinde aynı zamanda 2 adet ameliyathaneni de bulunduğunu söyledi.

Nurhak Entegre Devlet Hastanesi'nin tüm odalarında banyo ve tuvalet mevcut. Hastaların hemşireyi çağırabilmeleri için çağrı sistemi ve oksijen tüpü taşımamak için ise oksijen sistemi yer alıyor. Her doktor için bir poliklinik odasının bulunduğu hastane binası, yüksek yapısı ile ferah bir ortama sahip. Nurhak Entegre Devlet Hastanesi yaklaşık 6 milyon TL'ye mal oldu.


www.elbistaninsesi.com

Son Güncelleme: Cumartesi, 28 Ağustos 2010 18:46
 
Bu Gün PDF Yazdır e-Posta
Hüseyin GÜL tarafından yazıldı.   
Salı, 24 Ağustos 2010 22:13

Telefon telleri kesilmiş,
kanadı kurşunlanmış posta güvercinlerinin
katarlar raydan çıkmış
ve sansüre uğramış mektuplar
ne bir haber var senden
ne de samyeliyle gelen kokun.

 
GECE ILE GÜNDÜZ PDF Yazdır e-Posta
DEVRIM tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 18 Ağustos 2010 20:15

alt

GECE VE GÜNDÜZ

Bir bilge kisi cölde ögrencileriyle otururken demiski;

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Ağustos 2010 21:10
 
GENÇLİK GELECEKTİR PDF Yazdır e-Posta
Barış Aydın tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Ağustos 2010 10:20

Sömürenlerin, soyguncuların ‘‘ akıllı’’ ‘‘ işini bilen’’ çalışıp emeğinin karşılığını alamayan ve günden güne zayıflıyanların işini bilmemiş olduğu ve  toplumuzda egemenliğin ‘‘ çağdaş’’ olduğu dünyamızda toplumu değiştirme, dönüştürme görevi ağırlıklı olarak gençlere düşmektedir.

 
sevgi üzerine PDF Yazdır e-Posta
eylem tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 14 Ağustos 2010 16:16

 

alt

Uzakdoğu'da bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı anımsadım.
Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu
ve burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan
açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi.
Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya
inanılıyordu, kapıda tokmak ya da çan, zil türünden ses çıkaran bir
gereç yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki '' bilgelik arayıcısı''
kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları
başladı.

Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.

İçerdeki bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolubir kapla
döndü ve kabı yabancıya uzattı. Bu '' yeni bir arayıcı kabul
edemeyecek kadar doluyuz'' demekti. Yabancı tağınağın bahçesine döndü, aldığı
bir gül yaprağını dolu kabın içindeki suyun üzerine bıraktı. Gül yaprağı
suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.İçerdeki budist saygıyla eğildi ve
kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman
yer vardır.

BU SEVGİYDİ VE SEVGİYE HERZAMAN YER BULUNURDU.

Nicedir hayatımızda sevgiye yer bulamadığımızı düşündüm. Bize sevgiyi anlatan
bir olayı haber yapamıyoruz. Bize sevgiyi anlatan bir kişiyi dinlemiyoruz. Bize
sevgiyi anlatan bir duyguyu görmüyoruz. Bize sevgiyi anlatan bir yazı yazmıyoruz,
böyle bir yazıyı okumuyoruz.

Bir Polanya filminde Nazi dönemi anlatılıyordu. Nazi komutanı güzel bir evi
komutanlık merkezi yapmıştı. Evin güzel sahibesi üst kata çıkmıştı ve az görünüyordu.
Komutan bu kadına aşık olduğunu anladı ve aralarında şöyle bir konuşma geçti :
-Madam, aşkımız beni zayıf düşürüyor.
-Hayır komutan, sevginiz sizi insan yapıyor.

İnsan ruhu da doğanın bir parçasıdır ve doğa gibi boşluk kabul etmez. İçinde sevgiyi
barındırmayan insan nefretle dolar ve insanlıktan uzaklaşır.
Nefret etmeden birine kötülük yapamassınız.
Nefret etmeden birini öldüremessiniz.
Nefreti içinde barındırmak istiyen insan önce kendisinden nefret etmek zorundadır.
İçinde nefreti yaşayan insan yüreğindeki sevgiyi kovmuştur. Artık onu bulması çok
zordur ve bunun ağır bedelini ödeyecektir.

SEVGİSİZLİK AĞIR BİR YÜKTÜR VE İNSAN BUNDAN KURTULMAK İÇİN ÇOK KÖTÜ ŞEYLER YAPAR.

Acımak sevgi değildir, üstünlüğün kabulüdür.
Hoşgörü sevgi değildir, istemediğine katlanmaktır.
Bağımsızlık sevgi değildir, gereksinmenin karşılanmasıdır.

Sevgi, değer vermesini bilmektir.
Sevgi, varolmaktan kıvanç duymaktır.
Sevgi, birlikte olmaktan sevinç duymaktır.
sevgi, eşitliğin duyumsanmasıdır.
Sevgi, bütün yapay ayrımların hayattan çıkarılmasıdır.
Sevgi, bilinçtir.
Sevgi, insan olmaktır.

Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine parayı koyduk.
Para için yaşıyoruz, para için eğitim görüyoruz, para için meslek ediniyoruz,
para için çalışıyoruz, para için birbirimizi çiğniyoruz, para için birbirimizi
aldatıyoruz, para için savaşıyoruz.

Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve yerine üstün olmayı koyduk.
Üstün olmak için yaşıyoruz, üstün olmak için yarışıyoruz, üstün olmak için
kendimizden başkasının aşağı olmasına çalışıyoruz.

PARA, ÜSTÜN OLMAK VE NEFRET ETMEK HAYATIMIZI DOLDURUYOR.

Hayatımız da savaşlarla, dünyayı yağmalamakla, birbirimizi boğazlamakla
geçiyor. Sevginiz olmadıktan sonra daha çok paranız olsa, daha üstün olsanız,
daha çok toprağınız, eviniz, arabanız, malınız olsa ne olur?

SEVGİNİZ YOK VE HİÇ BİR ŞEYİNİZ YOK
BELKİ DE YENİDEN ÖĞRENMEMİZ GEREKEN BUDUR...
 

alinti
 

Son Güncelleme: Cumartesi, 14 Ağustos 2010 16:23
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Yazarlarımız


Barış Aydın

20 / 08 / 2010
RECEP TAYİP ERDOGAN’IN SOYU

Hava Durumu

K.MARAS

Giriş Formu

üye ol nurhak eğitime haber ekle

Nurhak Doğu Bilim Dershanesi

nurhak doğu bilim dersanesi reklamı